Türkü

Tut Atalar Sözün Kalbi Selim Ol

Edirne

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Tut atalar sözün kalb-i selim ol

Gönülden gönüle yol var demişler

Gider yavuzluğu tab'-ı halim ol

Sert sirke kabına zarar demişler

Bilirsin alçağa akmaktadır su

Kamilin cahile nasihati bu

İkrarını gözet olma abesgü

Birdir iman ile ikrar demişler

Akıbet-endiş ol gönül dibelik

Yetişmez mi sana bu nümunelik

Kaçan loru kuşu bulsa bir kemik

Evvel ölçer sonra yutar demişler

Her kara uzatma elin eteğin

Yel kovana döner ahır emeğin

Nitekim göllerde şaşkın ördeğin

Başın kor kıçından dalar demişler

Aldanma cihanın sakın varına

Düşmeyegör anın ah ü zarına

Bugünkü işini koyma yarına

Yar yıkıldığı gün tozar demişler

Kestim bu arsada ben de bir koyun

Meydan-ı hünerde gel sen de soyun

Feleğin zoruna dayanmaz oyun

Katı zor oyunu bozar demişler

Gerçi çok cihanda boşa yelenler

Kande bilmiyenler kande bilenler

Eskiden adettir dağdan gelenler

Bağda olanları kovar demişler

Dediler bu pendi sordumsa kime

Tuz ekmek bilmeze müşkülün deme

Kül kömür ye namert lokmasın yeme

Gün olur başına kakar demişler

Abestir her vara yoğa koşanlar

Gahi doğru gahi eğri aşanlar

Ağlamaz ne demek kendi düşenler

İki gözü bile çıkar demişler

Arzeyle bu pendi kendi özüne

Dost addetme her güleni yüzüne

İncinme dostunun doğru sözüne

Doğru söz insana batar demişler

Eski mesellerle eylersen amel

Kırkların birine olursun bedel

Usulü manayı bilmiyen eçhel

Solağına davul çalar demişler

Bir mürşid-i kamil bulmayanlara

Pirler nasihatin almayanlara

Sözünün sübutu (ispatı) olmayanlara

Dipsiz kile bomboş ambar demişler

(Bir dipsiz kile boş anbar demişler)

Eşkin at yanına koşulsa güre

Huy alır huyundan ol göre göre

Hizmet eyler isen eyle bir ere

Su aktığı yere akar demişler

Çarsu-yü dehirde nice toz kopar

Ol vakti gözeten çok takke kapar

Helalzade gelir pazarlık yapar

Haramzade pazar bozar demişler

Adetullah budur ezel ü abad

Kul kula sebeptir ey dil-i naşad

Baya geda hizmet etmekten murad

Bal tutan parmağın yalar demişler

Dilden ister isen gıll ü gış gide

Meta-ı razını açma haside

Kıyma müşteriye az al faide

Alan da satandan umar demişler

Yar ile ettiğin kavle ver karar

Kar etmezsen bari eyleme zarar

Aza kanaat et olma temahkar

Ucuz satan tezcek satar demişler

Ham tamahı gel sen terk eyle elden

Elinden çıkmasın der isen özken

Deve ahu gibi boynuz isterken

İki kulaktan da çıkar demişler

Hileyi irtikab etme kıl hazer

Denilsin namına bir er oğlu er

(Desinler sana bir er oğludur er)

Sen elin kapısın kakarsan (çalarsan) eğer

El de senin kapın kakar (çalar) demişler

Irzıyle varamaz eşkıya eve

Uslu gez kim seni kamiller seve

Harden büyük at var attan da deve

Deveden de büyük fil var demişler

Güneş balçık ile sıvanmaz ey dil

Bizeban da olsa bellidir kamil

Kendinden gayrıyı beğenmez cahil

Kendi çalar kendi oynar demişler

Talib-i marifet çekerse emek

Yöğrük at artırır yemin giderek

Şaire ses ile saz ü söz gerek

Yalınız taş olmaz dıvar demişler

Kuy-ü dilaraya eylersen akın

Hele gafil olma etrafa bakın

Karda yürü izin belirtme sakın

Arif olur el tez duyar demişler

Doyar mı can ü dil bus ü kenare

Hicran ü aşk ile leb pare pare

Ne giderse gitsin visal-i yare

Bir vuslat hezaran dinar demişler

Gerek şaki olsun gerekse said

Kereminden Kerim eylemez baid (teb'id)

Dergeh-i Mevla'dan kesme sen ümid

(Böyledir Mevla'dan sen kesme ümid)

Gün doğmadan neler doğar demişler

Kani ol lokmana her urz ü şebe

Eller konar topladığın şehbede

Bilirsin atalar bir yerde debbe

Yıkılır bir yerde dolar demişler

Yırtıcı kuşların ömürleri az

Bir tek ipte iki cambaz oynamaz

Şehrahta kuyuyu kametince kaz

Ez kaza ayağın kayar demişler

Yüzüm yerde tenim hak ile yeksan

Serim kavgalarda halim perişan

Gözlerim cemal-i canana hayran

Gönül masumudur umar demişler

Levni nasayihi (nasihat) pirlerin böyle

Durub-u emsali (emsalden) nazm ile söyle

Meydan-ı hünerde ağırlık eyle

Ağır bassa yeyni (beğni) ağar demişler

***

İlgili kaynakta verilmeyen dörtlükler

Halk Şiirinden Seçmeler - 100 Temel Eser

Bilge Kültür Sanat, Yayın No: 186

sayfa 221-222-223

Ak(ı)l erişmez bu feleğin işine

Dürlü gailesin alma başına

İbretle nazar kıl loru kuşuna

Evvel ölçer sonra yutar demişler

Çoktur bu alemde boşa yelenler

Kande bilenler ile bilmeyenler

Eskiden adettir dağdan gelenler

Bağda olanları kovar demişler

Kanaat halkasın bırakma elden

Elinden çıkmasın der isen dümen

Deve ahu gibi boynuz isterken

İki kulaktan da çıkar demişler

Kaynaklar

Edirneli Levni

Kaynak notu: Atasözleri Destanı. Saz Şiiri Antolojisi - Vasfi Mahir Kocatürk, "Başlangıçtan bugüne kadar Türk Edebiyatının Saz Şiiri tarzında yazılmış en güzel Şiirleri" başlığıyla, Ayyıldız Matbaası, Ankara - 1963, s.221-222-223-224; Halk Şiiri Antolojisi - Prof. Dr. Şükrü Elçin, Kültür ve Turizm Bakanlığı: 1008, Gençlik ve Halk Kitapları Dizisi: 39, Başbakanlık Basımevi, Birinci Baskı, Ankara - 1988, s.198-199. Sözleri Zeynep Ceren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 21.835 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir