Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Halden bilen yok ki halim arz edem
Ya Ali bu sinem yaralandı gel
Yaman halde kaldı fakir fukara
Adülar elinden zarelendi gel
Demir muhkem kale derdim bu canı
Südret-ül münteha burcu bedeni
Aşk ateşi yaktı eritti beni
Dekandı şavk yele kürelendi gel
Hızır Paşa asdı ise sazımdır
Eller beni taşladıysa kazamdır
Dostuma gül atmak neden elzemdir
Değdi bu sineme yaralandı gel
Garip başım gülmemiştir anadan
Çeşmim yaşı tesir aldı Tuna'dan
Yüklendi barhanam dar-ı fenadan
Çekildi kervanım aralandı gel
Kaynaklar
Bektaşi Kul Mustafa
Kaynak notu: Adü, düşman; Südret-ül münteha: Arş'ın sağ yanında bir ağaçtır ki, ötesine hiç bir yaratık geçemez. Ötesi Tanrı'nın zat alemidir. Südret-ül münteha'yı insan bilgisinin son sınırı olarak kabül edenler de vardır; Şavk, ışık; Kürelenmek, (burada) sönmek; Üçüncü dörtlükle, Pir Sultan Abdal'ın Hızır Paşa tarafından astırılması olayına değiniyor. Amasya'ya götürülürken, halkın Pir Sultan'ın başına taş atması için emir verilmişti. Yakın bir dostu taş yerine ona gül atmıştı. Pir Sultan, «Beni taşlar değil, asıl bu gül yaraladı» demiştir; Barhana, yük, ev eşyası, pılıpırtı; Dar-ı fena, dünya anlamlarına gelmektedir. Bektaşi Gülleri, Bektaşî-Alevî Şiirleri Antolojisi, Cahit Öztelli, Özgür Yayınları: 13, Üçüncü Basım - Kasım 1997, s.199-200-201 ve 220-221. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.129 defa görüntülenmiştir. «Ya Ali Gel» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç