Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Yine tuttu Gavur Dağı boranı
Hançer vurup acarladın yaramı
Sana derim Mıstık Paşa öreni
İçindeki bunca beyler nic'oldu
Çınar sana arka verip oturan
Pöhrenk ile sularını getiren
Yoksulların işlerini bitiren
Samur kürklü koca beyler nic'oldu
Tavlasında arap atlar beslenir
Konağında baz şahinler seslenir
Duldasında nice yiğit yaslanır
Boz-kır atlı yüce beyler nic'oldu
Gidip Kar-Beyaz'dan sular getiren
Dört yanında meyvaların bitiren (yetiren)
Çınar (Cami) sana arka verip oturan
Havranalı büyük beyler nic'oldu
Feneri de deli gönül feneri
Atları da dolanıyor kenarı
Sana derim Küçük Ali öreni
Sana inip konan beyler nic'oldu
Sabahaca kandilleri yanardı
Soytarılar fırıl fırıl dönerdi
Ha deyince beş yüz atlı binerdi
Sana inip konan beyler nic'oldu
Mıstık Paşa gitmiş odası yaslı
Hatunları vardı hep turna sesli
Toptop zülüflü de İstanbul feli
Usul boylu hatunların nic'oldu
Saçı altın bağlı fesler sırmalı
Lahuri şal giymiş gümüş düğmeli
Gözleri kudretten siyah sürmeli
Mor belikli güzellerin nic'oldu
Derviş Paşa yaktı yıktı illeri
Soldu bütün yurdumuzun gülleri
Karalar giydik de attık alları
Altınımız geçmez akça tunc'oldu
Ağlayı ağlayı Dadal'ım söyler
Vefasız dünyayı şu insan n'eyler
Bir yiğidi bir kötüye kul eyler
Şimd(id)en sonra yaşaması güç oldu
Kaynaklar
Dadaloğlu
Kaynak notu: Mıstık Paşa, Dadaloğlu'nun aşiretini hükmü altında bulunduran Derebeyi Küçük Alioğlu Dede Bey'in oğludur. Dede Bey 1233 (1817-18) yılında Adana valisi tarafından tutulup idam edilmişti. Mıstık Paşa ile oğlu da daha sonra, 1281 (1864-65) yılında, Derebeylerini tenkil etmeye memur ve başlarında Cevdet ve Derviş Paşalar bulunan «Fırka-i Islâhiye» tarafından tutulup İstanbul'a sürülmüşlerdi. Yukarıdaki manzume bu sürgünün yasını ifade ediyor. Mıstık Paşalar Payas'ta (şimdi Dörtyol'a bağlı nahiye merkezi: eskiden sancak ve kaza merkezi olmuş) otururlarmış. Dadaloğlu'nun bahsettiği «ören» in orada olması gerekir. Küçük Ali, Mıstık Paşa'nın babasıdır. Karbeyaz, Dörtyol'un, Gâvurdağı üzerindeki yaylalarından birinin en yüksek tepesidir. Derviş Paşa, Türkmenleri köylerde yerleştirmek ve asi derebeylerini cezalandırıp yatıştırmak üzere 1864-65'te teşkil edilen «Fırka-i Islâhiye» nin başına getirilen Müşir Lofçalı Derviş Paşa'dır. Bu heyette Derviş Paşa'nın maiyetinde meşhur Cevdet Paşa da bulunmuştur. Dadaloğlu, Yaşamı ve Şiirleri, Öner Yağcı, İleri Yayınları, No.108, Birinci Basım, Ekim 2006, s.151-152; İzahlı Halk Şiiri Antolojisi, Türk Edebiyatı Antolojileri: 4, Pertev Naili Boratav (Ankara Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Doçentlerinden) ve Halil Vedat Fıratlı (Maarif Vekilliği Müfettişlerinden), Ankara 1943 Maarif Matbaası, Maarif Vekilliği Neşriyat Müdürlüğünün 17 - XI - 1942 tarihli ve 83/10105 sayılı emriyle birinci defa olarak 10.000 sayı basılan seri, s.178-179; Türk Halk Şiiri Antolojisi - Ali Püsküllüoğlu, Bilgi Yayınları: 224, Antoloji Dizisi: 2, Bilgi Yayınevi, Birinci Basım, Haziran - 1975, s.422-423. Sözleri Zeynep Ceren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 8.033 defa görüntülenmiştir.
Kaynağı aç