Yoksulluk kemerini taktım belime
Kader sen de pek biniyon dalıma
Adet olsa geçe idin elime
Kadıya müftüye düşürmem kader
Kader seninle bir tenhaya girelim
Elimize kama bıçak alalım
Kafamıza gözümüze vuralım
Yine sen beni alt eden (edersin) kader
Kader seninle bir mahkemem var
Bana etmediğin kalmadı kader
Her gittiğim yerde uğrumu kestin
Yoksa meramın da öldürmek kader
Bir kötü karım var deşilmez cacık
Çocuklar çağrışır baba biz acık (açız)
Benim senden istediğim bir çocuk
Bir arşın şetariyi çok gördün kader
Bir koca anam var gözleri yaşlı
Biraz çocuk verdi hep yaşlı
Ellere çuha giydirdin uğru nakışlı
Bize boz abayı çok gördün kader
Öküzleri aldım tarlaya vardım
Saban bütün amma demiri kırık
Beş kuruş olsa da yaptırsa idim
Beş kuruş parayı çok gördün kader
Öküzün birisi musmundar öldü
Tarlanın bir yanı tohumsuz kaldı
Tuz bulamadım gönüde uludu (çürüdü)
İki tartı tuzu çok gördün kader
Öküzün birini eşeğe verdim
Bu tamam heybemi kaldır dedim
Rıza beyin odasına misafir oldum
Onu doğça ettin öldürdün kader
Oradan kalktım vardım
Cer ettim yirmi okka tiftik topladım
Onu yirmilik altın peneze verdim
Altın deye penezi aldırdın kader
Ankara'ya gittim bende kazandım
Mermer taş üstüne yattım uzandım
Dokuz ayda sekiz para kazandım
Onu da yan kesiciye çaldırdım kader