Zat-ı sultan-ı baka ya'ni maani husrevi
Saz ve söz ahengin etmiş aşka burhan-ı kavi
Ben ezel sermestiyim meydanım arş-ı müstevi
Aksedince gönlüme Şems-i hakıykat pertevi
Meyde Bektaşi göründüm neyde oldum Mevlevi
Nur-ı hüsnün nar-ı aşkın şem'ine pervane var
Ömrümü vakfeyledim birdir bana medh ü mezar
Varsa kalmış sırr-ı hilkatten yegane yadgar
İşve-i ney neşve-i mey etti gönlümde karar
Guş edince bezm-i vahdette rumuz-i Bişnevi
Hubb-i Hayder bu tarıykın hem sonu hem başıdır
Cavidan ü Mesnevi mısbah-ı şu'le-paşıdır
Suret-i ma'nada Hünkareyn sır kardaşıdır
Meşrebim Molla-yı Rumi mezhebim Bektaşidir
Ta ezelden yandı dilde bu çerağ-ı manevi
Rişte-i ömrüm rebab-ı cismimin evtarıdır
Her rek-i can perde dest-i hecr bestegarıdır
Zahm-ı sinem laledir gözyaşlarım enharıdır
Hamse-i al-i Aba esrarının gülzarıdır
Bu iki nurun tecellisi ile gönlüm evi
Olmadım meftunu Neyzen rütbenin sim ü zerin
Zevki şevki neyle meydir rind-i azade-serin
Dest-i cudundan çekip kallaviyi Peygamberin
Mazhar oldun feyzine Neyzen cenab-ı Hayder'in
Kilk-i irfan-ı beyanın yazdı bu nazm-ı nevi