Türkü

Yoksulluk Kemerini Taktım Belime

Afyon

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Yoksulluk kemerini taktım belime

Kader sen de pek biniyon dalıma

Adet olsa geçe idin elime

Kadıya müftüye düşürmem kader

Kader seninle bir tenhaya girelim

Elimize kama bıçak alalım

Kafamıza gözümüze vuralım

Yine sen beni alt eden (edersin) kader

Kader seninle bir mahkemem var

Bana etmediğin kalmadı kader

Her gittiğim yerde uğrumu kestin

Yoksa meramın da öldürmek kader

Bir kötü karım var deşilmez cacık

Çocuklar çağrışır baba biz acık (açız)

Benim senden istediğim bir çocuk

Bir arşın şetariyi çok gördün kader

Bir koca anam var gözleri yaşlı

Biraz çocuk verdi hep yaşlı

Ellere çuha giydirdin uğru nakışlı

Bize boz abayı çok gördün kader

Öküzleri aldım tarlaya vardım

Saban bütün amma demiri kırık

Beş kuruş olsa da yaptırsa idim

Beş kuruş parayı çok gördün kader

Öküzün birisi musmundar öldü

Tarlanın bir yanı tohumsuz kaldı

Tuz bulamadım gönüde uludu (çürüdü)

İki tartı tuzu çok gördün kader

Öküzün birini eşeğe verdim

Bu tamam heybemi kaldır dedim

Rıza beyin odasına misafir oldum

Onu doğça ettin öldürdün kader

Oradan kalktım vardım

Cer ettim yirmi okka tiftik topladım

Onu yirmilik altın peneze verdim

Altın deye penezi aldırdın kader

Ankara'ya gittim bende kazandım

Mermer taş üstüne yattım uzandım

Dokuz ayda sekiz para kazandım

Onu da yan kesiciye çaldırdım kader

Kaynaklar

Ali Osman Karakuş

Kaynak notu: Kader Türküsü. Afyonkarahisar yöresinden, Kalecikli Hakkı kaynak kişi ile Taşpınar Dergisi, 1 Kanun 1933 tarihinde yayımlanan bu türkü İzzet Ulvi tarafından derlenmiştir. Türküde geçen yöresel söz ve deyimlerden dalına binmek, ortada bir şey yokken üstüne gelmek, karşısındakini sıkıştırıp zorlamak; Tenha, kimsenin olmadığı sakin yer; Alt etmek, hakkından gelip rakibini yenmek; Uğrumu kesmek, nasibiyle oynamak, ekmeğini elinden almak; Meram, istek, amaç, gaye, maksat; Cacık, normalde yoğurt ve ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan iştah açıcı bir yiyecek iken türküdeki anlamıyla bebek, çocuk; Çağrışmak, ağlayarak çığırmak; Arşın, yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü; Şetari (şitari), yalnız üçetek yapmakta kullanılan bir kadın kumaşı; Çuha, çok kıymetli bir cins kumaş; Uğru nakışlı olmak, soylu, güzel ve bahtı açık olmak; Boz aba, yünün dövülmesiyle yapılan kalın, kaba kumaş ve bu kumaştan yapılmış yakasız, uzun üstlük; Saban, çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı; Musmundar ölmek, eti yenilen hayvanların kesilmeden önce ölmesini ifade eden murdar gitmek fiili; Göynü ulumak, tohumun özünün çürümesi; Heybe, binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü veya omza geçirilebilen tek gözlü çanta; Doğça etmek, soğuktan donarak ölmek; Cer etmek, çekme, sürükleyerek götürme; Tiftik, karakeçinin kılları arasında bulunan yumuşak yün ve penez ise kadın fesine takılan para anlamına gelmektedir. Güle Çıktım Gülmedim - Öyküleriyle Türkülerimiz, Ali Osman Karakuş, Sandıklı Belediyesi Kültür Hizmeti, Semif Ofset Matbaacılık, Ankara - 2014, s.49-50-51-52. Sözleri Ali Osman Karakuş tarafından gönderilen bu türkü 57 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir